Makale Yazar(Cem Kılıç)

Çalisma hayatinda durum ne?
1.05.2019 00:00:00

Çalisma iliskisi içerisinde çalisanlarin beklentileri ile isverenlerin uygulamalari kimi zaman uyusmamakta, bu da beraberinde birçok sorunu getirmektedir. Bu sorunlarin basinda da çalisanin yükselme beklentisi ve buna bagli ücret artisi gelmektedir. Isyerinde yükselme kriterlerinin net olarak belirlendigi, bunun yazili hale geldigi durumlarda sorun daha az dogmakta fakat yükselmelerin isveren takdirine bagli oldugu isyerlerinde daha sik sorun yasanmaktadir. 

Yazili olmali

 Yargitay terfi ettirilmedigi için fark ücret talebinde bulunan bir kisiye iliskin verdigi kararinda, taraflar arasinda terfiye yönelik belirli bir sözlesme yapilmasini aramaktadir. Kararda terfiinin ne zaman ne sartlarda olacaginin yazili olarak kararlastirilmasi gerektigini, aksi durumda terfi ettirilmedigi için kisinin fark ücret talebinde bulunamayacagini belirtmistir. 

Iç hukuk da yeterli

 Sözlesme olmasa da bir yönetim kurulu karari, personel yönetmeligi vb. belge varsa bu belgeleri de terfi talebi için yeterli görmektedir. Fakat personel yönetmeligi gibi iç hukuk kaynaklarinin usulüne uygun yürürlüge konulmus olmasi gerekmektedir. Çalisanlara duyurulmus, belirtilen terfi kriterleri uygulanmaya baslanmis olmalidir.

Tanik yeterli degil

Terfi iddiasinda, çalisanin terfi ettirilecegine iliskin baska kisilerin tanik ifadeleri yeterli görülmemektedir. Yönetim kurulu karari gibi, durumu ortaya koyan yazili belgeler aranmaktadir. Fakat terfi kriterlerinin isyeri uygulamasi haline gelmesi mümkündür. Yillar itibariyle bütün çalisanlar için ortak terfi kriterleri uygulanmis, çalisanlarda ilgili kriterleri sagladiklari zaman terfi ettirileceklerine iliskin bir kanaat olusmussa, isveren terfi uygulamasini degistirme hakkini sakli tutmamissa terfi kriterlerinin isyeri uygulamasi haline geldigi kabul edilebilecektir. Bununla birlikte durumun ispati oldukça oldugundan, terfi sartlarinin yazili olmasi yerinde olacaktir.

Fesih nedeni olarak ayrimcilik nedir?

Terfi konusunda da ayni ücret zamminda oldugu gibi ayrimcilik yapiliyorsa, yazili olmasina ve kisi sartlari saglamasina ragmen terfi ettirilmiyorsa, is sözlesmesini hakli nedenle feshedebilecektir.

Fakat burada zamma göre daha dikkatli davranmak gerekmektedir. Çünkü terfi islemi isverenin isletmesel yönetim hakki ile dogrudan baglantilidir.

Ayrimi hakli kilan nedenler zamma göre çok daha genistir. Tüm bu nedenlerle terfiinin hangi sartlarla ve ne zaman yapilacaginin yazili olmasi çok önemlidir. Sartlar saglanmasina ve zaman gelmesine ragmen terfi islemi gerçeklestirilmiyorsa is sözlesmesi tazminatli bir sekilde feshedilebilecektir. 

Ücret gizliligi yok

 Günümüzde birçok is yerinde ücret gizliligi esastir. Hatta bazi isverenlerin isçilerle imzaladiklari sözlesmelere, ücretin gizliligine iliskin hüküm koyduklari, buna aykiri davranan isçilerine isten çikarmaya kadar degisik yaptirimlar uyguladigi da bilinen bir gerçek. 

Çalisanlarin en yakininda bulunan is arkadaslarindan sir saklamasini zorunlu kilan bu tür uygulamalarin hukuki bir dayanagi bulunmuyor. Bu durumda hukuken ücret gizliliginden bahsetmek mümkün olmuyor. 

Isveren de olasi bir yargilamada gerekli tüm çalisanlarin ücret bordrolarini sunmak zorunda.

Zam, isyeri uygulamasi haline gelebilir mi?

Çalisanlar terfi ettirilmese de isyeri uygulamasina dayali olarak zam talebinde bulunabilirler. Çalisanlara yapilan zamlarda isverenin çalisanin verimliligine bagli olarak farkli zam oranlari belirleme imkaninin bulundugu fakat dayandigi verimlilik unsurunu ispatlamasi gerektigini daha önceki yazilarimda ifade etmistim. Bu ve benzeri ayrimi hakli kilan nedenler bulunmuyorsa isverenin ayni zam oranini uygulamasi gerektigini belirtmistim. Yargitay da verdigi bir kararinda, çalisanlara düzenli olarak zam yapildigi ve bunun isyeri uygulamasi haline geldigi anlasildiginda, tüm çalisanlara zam yapilip da bir çalisana zam yapilmamasini hukuka aykiri bulmus ve zam nedeni ile olusan ücret ve buna bagli izin ücreti farkina hükmedilmesi gerektigini belirtmistir.

Esitlik daha önce gelir

 Yargitay son dönemde verdigi bu tür kararlarla isverenin zam uygulamada sinirsiz bir serbestiye sahip olmadigini siklikla vurgulamaktadir. 

Tabi bu noktada en önemli olan husus diger isçilere uygulanan zam oranlarinin bilinmesi ve gerektiginde mahkemeye sunulabilmesidir. Yargitay yakin tarihli verdigi bir kararinda, ayni yerde çalisan isçilere verilen ücretlerin, yapilan zam oranlarinin esit islem borcu kapsaminda denetlenebilmesi için isçi tarafindan bilinmesi gerektigini vurguladi .   Ayni kararda esit islem ilkesinin gizlilik ilkesinden önce geldigi, bu nedenle i ayni iste ve ayni kidemde iken aldigi ücret ve zam oraninin, diger isçilere göre farkli olup olmadigini bilmesi gerektigini açikça belirtti.

Kaynak : http://www.milliyet.com.tr